ADENİN FOSFORİBOZİLTRANSFERAZ EKSİKLİĞİ
ÖZET
Adenin fosforiboziltransferaz eksikliği, böbrekleri ve idrar yollarını etkileyen kalıtsal bir metabolizma hastalığıdır. Tekrarlayan taşlar en sık fark edilen bulgu olsa da başlangıç yaşı ve şiddet aynı ailede bile farklı olabilir. Bebekte bezde kırmızı-kahverengi tanecikler görülebilir; bazı kişiler erişkin yaşa kadar belirti vermeyebilir. Hastalık otozomal resesif kalıtılır.
Normalde adenin geri kazanımında görev yapan enzimin eksikliği, az çözünen 2,8-dihidroksiadenin oluşmasına yol açar. Bu madde yalnız taş yapmaz; böbrek tübüllerinde ve çevresinde kristal hasarı oluşturabilir. Bu nedenle taş öyküsü bulunmayan, açıklanamayan tübülointerstisyel böbrek hastalığı olan bir kişide de tanı gündeme gelmelidir. Tedavisiz hastalık ilerleyici işlev kaybına yol açabilir.
Tanı sürecinde taşın adının doğru konması önemlidir. Klinik laboratuvarlarda DHA olarak raporlanan bazı taşların daha sonra farklı bileşimde olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle yalnız taş analizi sonucuna dayanarak ömür boyu metabolik hastalık tanısı konmamalıdır. Bulguların enzim aktivitesi veya moleküler genetik incelemeyle doğrulanması, yanlış tanı ve uygunsuz tedavinin önlenmesine yardımcı olur.
Hedefe yönelik tedavi, kristal oluşturan metabolitin üretimini azaltmayı amaçlar. Allopurinol ve febuksostatın karşılaştırıldığı küçük bir çapraz çalışmada her iki ilaç biyokimyasal ölçümleri azaltmış, febuksostat çalışılan dozlarda daha güçlü baskılama sağlamıştır. Ancak araştırma küçük ve kısa sürelidir; bu sonuç uzun dönem böbrek sağkalımı üstünlüğünün gösterildiği anlamına gelmez.
Çocukluk başlangıçlı hastaların uzun dönem gözleminde, erken tedavi alanların böbrek sonuçları daha elverişli görünmüştür. Bu bulgu tanısal gecikmenin önemini destekler; ancak çalışma randomize değildir ve gruplar doğrudan eşdeğer kabul edilemez. Erken tanı, ilaç uyumunun sürdürülmesi ve böbrek işlevinin izlenmesi birlikte ele alınmalıdır; yalnız taşı çıkarmak kalıcı metabolik sorunu çözmez.
Güvenli tedavi için ilaç etkileşimleri de önemlidir. Febuksostatın azatioprin veya merkaptopürinle birlikte kullanımı ciddi toksisite nedeniyle kontrendikedir. Kardiyovasküler güvenlik uyarısının dayandığı hasta grubu ise yerleşik kalp-damar hastalığı olan gut hastalarıdır. Bu veriler APRT eksikliğine düşünmeden aktarılmamalı; seçim ve izlem kişinin riskleri dikkate alınarak uzman tarafından yapılmalıdır.
- APRT eksikliği
- 2,8-dihidroksiadenin
- kristal nefropatisi
- XOR inhibitörü
GENEL OKUYUCU
GENEL BAKIŞ VE KAPSAM
APRT eksikliği, kalıtsal bir pürin metabolizması bozukluğudur. Böbrek ve idrar yolu taşlarına, idrar akımında tıkanmaya ve böbrek işlev kaybına neden olabilir. Bulgular bebeklikten geç erişkinliğe kadar herhangi bir dönemde başlayabilir.
BELİRTİLER VE GÜNLÜK YAŞAM
Tekrarlayan taş, ağrılı idrar yapma ve idrar çıkarma güçlüğü görülebilir. Bebekte kırmızı-kahverengi bez lekeleri ipucu olabilir. Aynı ailede bile hastalık şiddeti değişebilir; belirti olmaması hastalığı dışlamaz.
NE ZAMAN YARDIM ALINMALI?
Şiddetli yan ağrısı, idrar yapamama, ateş-titreme veya kusmayla birlikte taş kuşkusu gecikmeden değerlendirilmelidir. Bunlar yalnız basit bir taş atağı olmayabilir.
SAĞLIK PROFESYONELLERİ İÇİN KLİNİK YAKLAŞIM
ANAMNEZ
Taşların başlangıç yaşı, önceki taş analizleri, ailede taş veya böbrek hastalığı ve bebeklikte bez lekeleri sorgulanır. Açıklanamayan kronik böbrek hastalığında taş öyküsü bulunmasa da APRT eksikliği düşünülmelidir.
FİZİK MUAYENE
Muayene mevcut ağrı ve genel durumla birlikte değerlendirilir; tek başına muayene taşın bileşimini göstermez. İdrar-kan testleri ve görüntüleme tanısal incelemeyi tamamlar.
AYIRICI TANI
Radyolüsen taşlar ürik asit taşıyla karışabilir; çocukta varsayılan ürik asit taşı özellikle sorgulanmalıdır. Kristal nefropatisi oksalat birikimiyle karıştırılmamalıdır; tedavileri farklıdır.
Taş analizinde DHA bildirilmesi kesin tanı değildir. Yanlış pozitif sonuçlar gösterilmiştir; klinik ve enzim/genetik incelemeyle doğrulama gerekir.
TANISAL YAKLAŞIM
TANI VE TESTLERİN SINIRLARI
Tanı eritrositlerde APRT enzim aktivitesinin yokluğu veya APRT geninde iki allelde patojenik varyant saptanmasıyla doğrulanır. İdrarda karakteristik yuvarlak kahverengi DHA kristalleri güçlü ipucudur.
Ultrasonografi ve diğer uygun görüntülemeler taş ve tıkanmayı değerlendirir; metabolik tanının yerini tutmaz.
TEDAVİ
TEDAVİ VE GÜVENLİK
DHA üretimini azaltmak için allopurinol veya febuksostat uzman gözetiminde kullanılır. İdrar alkalinizasyonu önerilmez: DHA fizyolojik idrar pH aralığında çok az çözünür. Yeterli ilaç tedavisinde sıkı pürin kısıtlamasının ek yararı belirsizdir.
Sıvı alımı klinik duruma göre yeterli tutulur; tıkanmaya yol açan taşlar gerektiğinde ürolojik olarak tedavi edilir.
Febuksostat azatioprin veya merkaptopürinle birlikte kontrendikedir. ABD etiketindeki kardiyovasküler ölüm uyarısı, yerleşik kardiyovasküler hastalığı olan gut hastalarının verisine dayanır; APRT için aynı risk büyüklüğü kanıtlanmış değildir.
İZLEM VE ÖNERİLER
eGFR ve idrar DHA atılımı veya kristalüri izlenir. GeneReviews, stabil hastada 6–12 ay aralığını ve klinik gereklilikte daha sık incelemeyi belirtir; ilaç uyumu ve periyodik ultrasonografi de değerlendirilir.
Böbrek nakli metabolik kusuru düzeltmez; greftte nüksü önlemek için etkili XOR inhibitörü tedavisi nakil öncesi ve sonrasında planlanmalıdır.
ACİL/SEVK ÖLÇÜTLERİ
ACİL UYARILAR VE SEVK
Allopurinol kullanırken döküntü veya aşırı duyarlılık belirtisi gelişirse ilaç hemen bırakılmalı ve gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalıdır.
Etkilenen kişinin belirtisiz kardeşleri de aileye özgü genetik bulgu veya enzim aktivitesiyle değerlendirilmelidir; genetik danışmanlık bakımın parçasıdır.
KAYNAKLAR
Kaynakları görüntülemek için tıklayın
- Adenine phosphoribosyltransferase deficiency ↗
MedlinePlus Genetics · Erişim: 2026-10-28
- Adenine Phosphoribosyltransferase Deficiency ↗
GeneReviews · Kaynak tarihi: 2019-09-26 · Erişim: 2026-10-28
- Adenine phosphoribosyltransferase deficiency and 2,8-dihydroxyadeninuria ↗
Pediatric Nephrology · Kaynak tarihi: 2026-03-13 · Erişim: 2026-10-28
- Are conventional stone analysis techniques reliable for the identification of 2,8-dihydroxyadenine kidney stones? A case series ↗
Urolithiasis · Kaynak tarihi: 2020-05-12 · Erişim: 2026-10-28
- Comparison of the effect of allopurinol and febuxostat on 2,8-dihydroxyadenine in plasma and urine: a clinical trial ↗
Journal of Nephrology · Kaynak tarihi: 2025-08-29 · Erişim: 2026-10-28
- Long-term renal outcomes of APRT deficiency presenting in childhood ↗
Pediatric Nephrology · Kaynak tarihi: 2018-11-15 · Erişim: 2026-10-28
- Allopurinol tablets: prescribing information ↗
DailyMed · Kaynak tarihi: 2024-01-30 · Erişim: 2026-10-28
- Febuxostat tablets: prescribing information ↗
DailyMed · Kaynak tarihi: 2026-04-27 · Erişim: 2026-10-28
- Symptoms & Causes of Kidney Stones ↗
NIDDK · Erişim: 2026-10-28
- Diagnosis of Kidney Stones ↗
NIDDK · Erişim: 2026-10-28
KONU HAKKINDA SEÇİLMİŞ 2 ARAŞTIRMA
2 doğrudan ilgili çalışma/rehber seçildi; sayı kotası veya sistematik derleme iddiası yoktur. Erişim sınırları kanıt kaydında tutuldu; hekim değerlendirmesi beklenmektedir.
01 · APRT EKSİKLİĞİNDE İKİ XOR İNHİBİTÖRÜNÜN KARŞILAŞTIRILMASI
Comparison of the effect of allopurinol and febuxostat on 2,8-dihydroxyadenine in plasma and urine: a clinical trial
Hrafnhildur Linnet Runolfsdottir ve ark. · Journal of Nephrology · 2025
Çalışma türü: Tek merkez açık etiketli randomize çapraz çalışma
Kapsam: 12 erişkin başladı; 7 kişi tamamladı.
ÖZET
Her iki ilaç plazma ve idrar DHA ölçümlerini azalttı; çalışılan dozlarda febuksostat daha güçlü etki gösterdi.
Biyokimyasal sonlanım; uzun dönem renal üstünlük göstermez. Beş kişi ayrıldı. Elde edilen örnekler kullanıldı; uyumsuzluk saptanan bir plazma değeri dışlandı. Özgün yöntem ve sonuçlar okundu.
Tam özeti oku · PubMed · PMID 40883485 · DOI: 10.1007/s40620-025-02392-5
02 · ÇOCUKLUK BAŞLANGIÇLI APRT EKSİKLİĞİNDE BÖBREK İZLEMİ
Long-term renal outcomes of APRT deficiency presenting in childhood
Hrafnhildur Linnet Runolfsdottir ve ark. · Pediatric Nephrology · 2019
Çalışma türü: Uzun dönem kayıt kohortu
Kapsam: 21 çocukluk başlangıçlı veya çocuklukta tanılı hasta.
ÖZET
14 kişi çocuklukta, 6 kişi erişkinde tedaviye başladı; erken tedavi grubunun son böbrek işlevi daha iyiydi.
Bir ek hasta erken böbrek yetmezliği ve nakil süreciyle ayrı değerlendirilir. Gözlemsel ilişki; nedensel karşılaştırma değildir. Özgün tam yöntem ve sonuçlar okundu.
Tam özeti oku · PubMed · PMID 30443743 · DOI: 10.1007/s00467-018-4109-x
Eğitim amaçlı taslaktır; kişisel tanı, tedavi veya acil yardım hizmetinin yerine geçmez. Klinik uzman incelemesi ve kullanıcı onayı beklenmektedir.
BU MADDEYİ GELİŞTİRİN
Bir hata veya eksik kaynak mı gördünüz? Gerekçenizi ve varsa kaynaklı düzeltme önerinizi editoryal incelemeye iletin.
Sistematik derleme ve meta-analiz
APRT eksikliğinde tanı, tedavi ve böbrek nakli sonuçları: yayımlanmış sistematik derlemelerin kapsamlı sentezi
Literatür taraması: · 1 derleme
Amaç, adenin fosforiboziltransferaz (APRT) eksikliğinde tanı, tedavi, prognoz, izlem ve güvenliği ele alan yayımlanmış sistematik derlemeleri sağlanan kanıtlar üzerinden değerlendirmektir. Europe PMC taramasında elde edilen ve tam metni sağlanan tek uygun kayıt, böbrek nakli alıcılarına odaklanan 2022 tarihli sistematik derlemedir (MED:35635787). Bu otomatik derleme-üstü sentez, yeni bir birincil çalışma taraması veya özgün etki hesabı değildir. Kaynak derleme, 16 olgu sunumu ve dört olgu serisindeki 30 hastayı ve bu hastalara yapılan 39 nakli betimsel olarak değerlendirmiştir. APRT eksikliği 25 hastada nakil sonrasında, dört hastada nakil öncesinde tanınmış; bir hastanın tanı zamanlaması belirtilmemiştir. Genetik inceleme, greft biyopsisi, kristal karakterizasyonu ve enzim değerlendirmeleri birbirini tamamlayan tanısal yaklaşımlar olarak öne çıkmaktadır. Nakil sonrasında hastaların çoğunda allopurinol kullanılmıştır; ancak karşılaştırmalı tedavi etkisi, febuksostatın göreli üstünlüğü veya standart bir izlem stratejisinin yararı belirlenememektedir. Son değerlendirmede 10 hastada stabil greft işlevi, sekizinde gecikmiş greft işlevi, 11'inde greft işlev bozukluğu ve birinde greft kaybı bildirilmiştir. Değişken takip, eksik veriler, kontrolsüz olgu seçimi ve bazı raporlama tutarsızlıkları nedeniyle bu sayılar genel hasta grubunun prognoz oranları olarak yorumlanmamalıdır. Klinik mesaj, açıklanamayan kristal nefropatisinde APRT eksikliğinin düşünülmesi ve metabolik tedavinin nakil bakımından ayrı değerlendirilmemesidir. Çocuklar, gebelik, nakil yapılmamış hastalar, yaşam kalitesi ve uzun dönem ilaç güvenliği açısından doğrudan sentezlenmiş kanıt sınırlıdır.
Araştırma sorusu ve kapsam
Adenin fosforiboziltransferaz (APRT) eksikliğinde tanı, tedavi, prognoz, izlem ve güvenlik konularını değerlendiren yayımlanmış sistematik derlemeler ve meta-analizler nelerdir?
- Popülasyon / konu
- APRT eksikliği tanısı doğrulanmış veya bu hastalık nedeniyle değerlendirilen insan katılımcılar; yaş, cinsiyet, hastalık şiddeti ve klinik başvuru biçimi açısından kısıtlama yoktur.
- Müdahale / yaklaşım
- Uygun sistematik derlemelerde ele alınmışsa tanısal yöntemler; allopurinol, febuksostat ve diğer hedefe yönelik yaklaşımlar; taş ve böbrek hastalığı yönetimi; erken tanı, tedavi uyumu ve uzun dönem izlem stratejileri.
- Karşılaştırma
- Derlemelerde bildirildiği ölçüde alternatif tanı yöntemleri veya tedaviler, farklı doz ve süreler, tedavisiz ya da gecikmiş tedavi, olağan bakım ve farklı izlem yaklaşımları.
- Değerlendirilen sonuçlar
- Tanısal doğruluk, yanlış tanı ve tanıya kadar geçen süre; İdrar veya plazma 2,8-dihidroksiadenin ölçümleri ve taş oluşumu ya da tekrarı; Böbrek işlevi, kronik böbrek hastalığının ilerlemesi ve böbrek sağkalımı; Mortalite, hastalık yükü ve yaşam kalitesi; Tedaviye uyum, tedavinin kesilmesi ve izlem sonuçları; İstenmeyen etkiler, ilaç etkileşimleri ve güvenlik
Tarama ve değerlendirme yöntemi
Bu çalışma, yayımlanmış sistematik derlemelerin yapılandırılmış sentezidir. Europe PMC üzerinden başlık ve özet alanlarında tarama yapıldı; sorgunun döndürdüğü 1 kaydın tamamı başlık/özet uygunluğu açısından değerlendirildi. 1 kayıt sentez kapsamına alındı; 1 yayının açık tam metnine erişildi. Diğer kayıtlar erişilebilen özet bilgileri düzeyinde değerlendirildi.
Tarama ve metin hazırlama yapay zekâ desteğiyle yürütüldü; hazırlanan metin ayrı bir otomatik kaynak kontrolünden geçti. Bu işlem, bağımsız iki araştırmacının değerlendirmesi veya klinik hakem onayı olarak sunulmamaktadır. Tek indeks kapsamı ve tam metin erişimi, sonuçların kapsamını sınırlar. Protokol bu çalışmanın kayıtlarında tutulur; ileriye dönük dış protokol kaydı iddia edilmez.
Arama sorgusu ve seçim kayıtları
Sorguyu Europe PMC üzerinde aç ↗
(TITLE_ABS:"Adenine phosphoribosyltransferase deficiency" OR TITLE_ABS:"APRT deficiency" OR TITLE_ABS:"28-dihydroxyadeninuria") AND (PUB_TYPE:"Systematic Review" OR PUB_TYPE:"Meta-Analysis") AND FIRST_PDATE:[* TO 2026-11-01] NOT PUB_TYPE:"Preprint"
Dahil etme ölçütleri
- APRT eksikliğiyle doğrudan ilgili, insan verilerini sentezleyen ve yayımlanmış tamamlanmış sistematik derlemeler veya meta-analizler.
- Tanı, tedavi, prognoz, takip ya da güvenlik sorularından en az birini ele alan derlemeler.
- Yayın tarihi ve dil bakımından, taramanın fiilen sağlayacağı kapsamın dışında önceden bir kısıtlama konmaması.
- Tarama kapsamı ve erişilebilen kayıtlar ölçüsünde, farklı klinik başvuru biçimlerini ve yaş gruplarını içeren derlemeler.
Dışlama ölçütleri
- Sistematik derleme veya meta-analiz olmayan tekil araştırmalar, olgu sunumları ve olgu serileri.
- Yayımlanmamış ya da tamamlanmamış protokoller.
- İnsan verileriyle ilgili olmayan derlemeler veya APRT eksikliğiyle doğrudan ilişkisi bulunmayan konular.
- Geri çekilmiş yayınlar ve aynı derlemenin yinelenen kayıtları.
- Yalnızca başka hastalık gruplarına ilişkin sonuçları APRT eksikliğine doğrudan uygulanabilir kanıt gibi sunan derlemeler.
| Kayıt | Karar | Gerekçe |
|---|---|---|
| MED:35635787 | Dahil | APRT eksikliği olan böbrek nakli alıcılarında tanı, tedavi ve greft sonuçlarını ele alan, insan verilerini sentezleyen yayımlanmış tamamlanmış sistematik derlemedir. |
1. Sentezin kapsamı ve kanıtın sınırları
Araştırma sorusu APRT eksikliğinin bütün klinik evrelerini kapsamasına rağmen, sağlanan uygun kanıt böbrek nakli alıcılarıyla sınırlıdır. Dahil edilen kayıt, 2022 yılında Jornal Brasileiro de Nefrologia'da yayımlanan, APRT eksikliğine bağlı allogreft işlev bozukluğunu inceleyen sistematik derlemedir. Bu nedenle tanısal değerlendirmeler, tedaviler ve sonuçlar öncelikle nakil bağlamında yorumlanmalıdır. Nakil yapılmamış taş hastalarına, erken evre kronik böbrek hastalığına veya belirti göstermeyen kişilere ilişkin kapsamlı bir kanıt haritası sunulduğu ileri sürülemez. Tek bir uygun kaydın bulunması da başka ortamlarda hiçbir ilgili derleme bulunmadığını kanıtlamaz; yalnızca sağlanan tarama ve erişim kapsamını gösterir. [1]
Bu çalışma, sağlanan yayın metnini eleştirel olarak özetleyen otomatik bir derleme-üstü sentezdir. Kaynak makalenin kaynakçasındaki araştırmalar bağımsız olarak yeniden taranmış, uygunlukları doğrulanmış veya verileri yeniden çıkarılmış değildir. Kaynak derlemenin olgu düzeyindeki gözlemleri ile tartışma bölümünde başka yayınlara dayanarak sunduğu öneriler birbirinden ayrılmıştır. Özellikle erken tedavinin yararı, ilaç seçimi ve izlem önerileri değerlendirilirken, bunların kontrollü karşılaştırmalardan mı yoksa olgu deneyimi ve biyolojik gerekçeden mi kaynaklandığı önemlidir. Buradaki sonuçlar yeni bir tedavi protokolü oluşturmaz; mevcut derlemenin neyi desteklediğini ve hangi soruları açık bıraktığını ortaya koyar. [1]
2. Kaynak derlemenin yöntemi ve eleştirel değerlendirmesi
Kaynak derleme PubMed/MEDLINE, ScienceDirect, Cochrane Library ve Google Scholar taramalarını, ilgili dergilerde ek aramayı ve çapraz referans kontrolünü bildirmektedir. Yazarlar MOOSE rehberini izlediklerini ve bir PROSPERO kaydı bulunduğunu belirtmektedir. Başlık ve özetlerin iki yazar tarafından bağımsız tarandığı, uygun metinlerin tam metinden değerlendirildiği ve uyuşmazlıklar için başka yazarların görevlendirildiği açıklanmıştır. Bunlar yayımlanmış derlemenin kendi yöntem beyanlarıdır; bu otomatik sentez için gerçekleştirilmiş işlemler değildir. Dahil edilen araştırmaların tamamı olgu sunumu veya olgu serisi olduğundan analiz betimseldir. Sistematik arama, bu kontrolsüz tasarımların tedavi etkisi ve prognoz bakımından taşıdığı sınırlılıkları ortadan kaldırmaz. [1]
Yöntem değerlendirmesi yalnızca özete değil, sağlanan tam metne dayanmaktadır. Olumlu özellikler arasında birden fazla veri kaynağının kullanılması, seçim ve veri çıkarma rollerinin açıklanması, hasta düzeyinde sonuç tablosu ve yapılandırılmış eleştirel değerlendirme bulunmaktadır. Buna karşılık dil engeli, eksik bilgi ve çözülemeyen veri uyuşmazlığı dışlama nedenleridir; bu yaklaşım daha iyi belgelenmiş olguların seçilmesine yol açabilir. Sağlanan metinde çalışmalara özgü ek değerlendirme formlarının tamamı bulunmadığından her bir kalite kararını yeniden doğrulamak mümkün değildir. Ayrıca farklı tarihlerde yayımlanan olguların tanı olanakları ve nakil bakımı bakımından karşılaştırılabilirliği sınırlıdır. Bu değerlendirme resmi bir AMSTAR-2 puanlaması veya GRADE derecelendirmesi değildir. [1]
3. Hasta grubu, hastalık şiddeti ve genellenebilirlik
Derlemede 20 yayındaki 30 hasta ve bu hastalara yapılan 39 böbrek nakli değerlendirilmiştir. Kaynaklar 16 olgu sunumu ile dört olgu serisinden oluşmaktadır. Tanı sırasındaki ortalama yaş 46,37 yıl olarak verilmiş; 20 erkek ve 10 kadın bildirilmiştir. Yaş dağılımında 23 kişi 18–59 yaş arasında, beş kişi en az 60 yaşında, bir kişi 18 yaş veya altında olup bir kişinin yaşı eksiktir. Olgular farklı ülkelerden gelmekle birlikte bu coğrafi çeşitlilik toplum temelli temsil anlamına gelmez. Nadir ve dikkat çekici nakil komplikasyonlarının yayımlanma olasılığı, sorunsuz izlenen hastalardan farklı olabilir. [1]
Hastaların 28'inde daha önce böbrek hastalığı, 23'ünde son dönem böbrek hastalığı bildirilmiştir. Bu dağılım, kanıtın ağır hastalık ve nakil sonrası sorunlar yönünden zenginleştiğini gösterir. Ailede böbrek hastalığı öyküsü sekiz hastada bulunmasına rağmen ailesel APRT eksikliği bunların yalnızca üçünde belirtilmiştir. Taş öyküsü de bütün hastalarda mevcut değildir. Dolayısıyla taş veya aile öyküsünün yokluğu, kaynak derlemenin ele aldığı klinik tabloda hastalığı dışlayan bir özellik olarak kullanılamaz. Bununla birlikte bu seçilmiş örneklemden APRT eksikliğinin toplumdaki görülme sıklığı, cinsiyete göre riski veya yaşa bağlı doğal seyri hesaplanamaz. [1]
Ortalama hasta takibi 20,4 ay olarak bildirilmiştir; ancak tek bir ortalama, takip süreleri arasındaki farklılığı ve bazı değişkenlerdeki eksikliği gizler. Canlı ve ölü vericili nakiller birlikte ele alınmış, bazı hastalar birden fazla nakil geçirmiştir. Verici özellikleri, önceki greft kayıpları, eşlik eden hastalıklar ve immünosupresyon uygulamaları sonuçları etkileyebilir. Derleme bu etkenleri birbirinden ayıran karşılaştırmalı analiz sunmamaktadır. Bu nedenle gözlenen greft işlev bozukluklarının tamamını tek başına APRT eksikliğine bağlamak veya bir verici türünün daha iyi sonuç verdiğini söylemek mümkün değildir. [1]
4. Hastalık mekanizması ve nakilden sonra tekrarlama
Derleme APRT eksikliğini otozomal resesif bir pürin metabolizması bozukluğu olarak tanımlar. Enzim aktivitesindeki eksiklik, adeninin alternatif yoldan 2,8-dihidroksiadenine dönüşmesine ve idrarda düşük çözünürlüklü kristaller oluşmasına yol açmaktadır. Klinik sonuç yalnızca taş oluşumu değildir: tübül içi kristal birikimi, tıkanma, tübülointerstisyel hasar ve böbrek işlev kaybı da görülebilir. Nakil sonrası yeniden kristal birikiminin bildirilmesi, yeni böbreğin metabolik sorunun sonuçlarına maruz kalabildiğini gösterir. Bu çerçevede greftin cerrahi olarak değiştirilmesi ile kristal üretimini azaltan metabolik tedavi aynı sorunu çözen, birbirinin yerine geçebilir müdahaleler değildir. [1]
Biyopsilerde akut tübüler hasardan kronik interstisyel inflamasyon ve fibrozise kadar farklı bulgular bildirilmiştir. Bu çeşitlilik, tanı ve müdahale zamanlamasının klinik önemini destekler; ancak her hasarın geri döneceği anlamına gelmez. Makalenin sonuç bölümündeki geri dönüşebilirlik vurgusu, kalıcı işlev bozukluğu bulunan olgularla birlikte okunmalıdır. Ayrıca birden fazla nakil yapılmış olması doğrudan immünolojik ret kanıtı değildir. Kaynak tartışmada zaman zaman ret, greft kaybı ve kristal nefropatisine bağlı işlev bozukluğu yakın anlamlarda kullanılmıştır. Bu sentezde bu sonuçlar ayrılmıştır; çünkü nedenleri, tanısal değerlendirmeleri ve tedavileri aynı değildir. [1]
5. Tanı zamanlaması, klinik şüphe ve yanlış tanı
APRT eksikliği 25 hastada nakil sonrasında, dört hastada nakil öncesinde saptanmış; bir hastanın zamanlaması belirtilmemiştir. Nakil sonrası tanıların baskın olması, bu olgularda nedenin başlangıçta tanınmadığını düşündürmektedir. Ancak belirti başlangıcından tanıya kadar geçen süre sistematik biçimde verilmediğinden ortalama tanı gecikmesi hesaplanamaz. Benzer şekilde bu dağılım, bütün APRT hastalarının aynı oranda geç tanı aldığını göstermez. Derlemenin esas katkısı, açıklanamayan böbrek yetmezliği veya nakil sonrası kristal nefropatisinde metabolik bir nedenin gözden kaçabileceğini somut olgularla göstermesidir. Önceden taş öyküsü bulunmaması da bu olasılığı ortadan kaldırmamaktadır. [1]
Yanlış sınıflandırmanın başlıca kaynaklarından biri kristallerin görünümüdür. Derleme, 2,8-dihidroksiadenin taşlarının ürik asit taşıyla, biyopsideki kristallerin ise oksalat veya başka kristallerle karıştırılabildiğini aktarmaktadır. Bir olguda başlangıçta primer oksaloz düşünülmesi ve buna yönelik yaklaşım uygulanması, yanlış tanının tedavi yönünü değiştirebildiğini göstermektedir. Bununla birlikte yanlış tanı sıklığı veya belirli bir yöntemin hata oranı için uygun bir payda bulunmamaktadır. Bu nedenle bildirilen örnekler, tanısal dikkat gereksinimini destekler; herhangi bir testin duyarlılığı, özgüllüğü veya bütün hastalar için tanısal üstünlüğü hakkında nicel sonuç sağlamaz. [1]
6. Genetik, enzimatik ve kristal temelli tanı
Derlemede 16 hastada APRT geni incelemesi yapıldığı bildirilmiştir. Diğer yaklaşımlar greft biyopsisi, Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi, diğer kızılötesi yöntemler, eritrosit enzim değerlendirmesi, kromatografi ve bazı olgularda idrar veya serumda 2,8-dihidroksiadenin araştırılmasını içermektedir. Bu yöntemler çoğu zaman birlikte kullanıldığı için yöntemlere ait sayılar bağımsız hasta grupları gibi toplanmamalıdır. Genetik ve enzimatik değerlendirme altta yatan metabolik bozukluğa, biyopsi ve kristal analizi ise doku hasarına ve birikimin niteliğine ilişkin bilgi sağlar. Derleme, bu yaklaşımları standart bir referans teste karşı aynı hasta grubunda karşılaştıran bir tanısal doğruluk araştırması değildir. [1]
Histolojik bulgular arasında kahverengi veya kırmızımsı kahverengi, halka biçiminde ya da iğnemsi kristaller; tübül lümeninde ve bazen interstisyumda birikim; dev hücre yanıtı ve değişen derecede fibrozis bulunmaktadır. Kaynak derleme, polarize ışık incelemesine kimyasal kristal karakterizasyonunun eklenmesini yararlı görmektedir. Ancak görünümün değişkenliği, yalnızca tek bir morfolojik özelliğe dayanılarak kesin tanı konmasını desteklemez. Biyopsilerde ret bulguları veya başka böbrek hastalıklarıyla ilişkili değişikliklerin eşlik edebilmesi de önemlidir. Kristal saptanması, aynı anda başka bir greft sorununun bulunamayacağı anlamına gelmez; sonuçların klinik bağlamla birlikte değerlendirilmesi gerekir. [1]
Genetik sonuçların aktarımında özellikle ihtiyat gereklidir. Tam metin bir yandan iki aleldeki işlevsel değişikliklerin doğrulamaya katkısını anlatırken, bazı hasta kayıtlarında yalnızca heterozigot varyant bildirildiğini belirtmektedir. Ayrıca kalıtsal mekanizmayı tanımlamasına rağmen eksik genetik verilerden hareketle genetik olasılığın dışlanamayacağını söyleyen tutarsız bir ifade içermektedir. Bu nedenle derlemedeki her varyant kaydının tek başına aynı tanısal kesinliği taşıdığı varsayılmamıştır. Tartışmada başka kaynaklardan aktarılan mutasyon yakalama oranları da bu 30 hastada ölçülmüş test performansı değildir. Eksik moleküler raporlama, özellikle genotip ile hastalık şiddeti arasında ilişki kurmayı engellemektedir. [1]
7. Allopurinol, febuksostat ve karşılaştırmalı etkinlik
Hedefe yönelik tedavinin gerekçesi, ksantin oksidoredüktaz yolunu baskılayarak 2,8-dihidroksiadenin üretimini azaltmaktır. Derlemede nakil sonrasında 28 hastanın allopurinol aldığı, iki hastanın tedavi bilgisinin bulunmadığı bildirilmiştir. Bu yaygın kullanım, allopurinolün bildirilen olgulardaki temel metabolik tedavi olduğunu gösterir; fakat etkinliğinin büyüklüğünü ölçmez. Tedavisiz veya alternatif ilaç alan benzer hastalardan oluşan eşzamanlı karşılaştırma grubu yoktur. Tedavi başlangıcındaki hasar, tanı zamanı, eşlik eden nakil bakımı ve izlem süresi farklı olduğundan, daha sonra stabil kalan hastaların sonucunu yalnızca ilaca bağlamak uygun değildir. [1]
Febuksostat, derlemede alternatif bir inhibitör olarak ele alınmakta ve tartışmada allopurinol alerjisi bağlamında anılmaktadır. Ancak febuksostat ile allopurinolün böbrek işlevi, kristal baskılanması, greft sağkalımı veya güvenlik bakımından doğrudan karşılaştırıldığı bir sentez sunulmamaktadır. Bu nedenle febuksostatın üstün, eşdeğer ya da daha güvenli olduğu sonucuna varılamaz. Kaynak metinde farklı ilaç miktarları ve tedaviyi artırmaya yönelik ifadeler bulunmasına rağmen bunlar kontrollü doz-yanıt kanıtı oluşturmamaktadır. Bu sentez söz konusu miktarları reçete önerisine dönüştürmez; ilaç seçimi ve uygulama ayrıntılarının hastanın böbrek işlevi, toleransı ve nakil tedavisiyle birlikte bireyselleştirilmesi gerektiği bağlamını korur. [1]
Derlemenin klinik yorumu, metabolik tedavinin nakil öncesinde veya nakil çevresinde tanınmış hastalıkta geciktirilmemesi yönündedir. Bu görüş, hastalığın mekanizması ve erken tekrarlayan kristal birikimi olgularıyla uyumludur. Bununla birlikte kaynak derleme erken ve geç başlanan tedavileri başlangıç özelliklerine göre dengelenmiş gruplarda karşılaştırmamıştır. Erken tanının daha iyi sonuçlarla ilişkili olabileceği ifadesi, belirli büyüklükte nedensel yarar kanıtı olarak sunulmamalıdır. Aynı nedenle tedaviden sonra kristallerin azalması, uzun dönemde greft kaybının ne ölçüde önlendiğini tek başına belirlemez; biyokimyasal yanıt ile hasta açısından önemli klinik sonuçlar ayrı değerlendirilmelidir. [1]
8. Hidrasyon, diyet, taş yaklaşımı ve nakil bakımı
Dokuz hastada hidrasyon ve düşük pürinli diyet uygulandığı bildirilmiş, diğer hastalarda uygulama veya kayıt eksiklikleri bulunmuştur. Bu iki yaklaşım birlikte raporlandığından hangisinin bağımsız katkı sağladığı bilinmemektedir. Derleme pürin alımının azaltılmasını yardımcı yaklaşım olarak sunarken metabolik üretimin yalnızca beslenmeden kaynaklanmadığını da belirtmektedir. Dolayısıyla diyetin hedefe yönelik enzim inhibisyonunun yerine geçtiği söylenemez. Sıvı desteği de hastanın klinik durumundan ayrı düşünülmemelidir: kaynak metin diyaliz hastalarında yüksek sıvı alımı konusunda özellikle uyarır. Sağlanan kanıt, herkes için uygulanabilecek tek bir sıvı hedefi veya beslenme reçetesi belirlemeye yeterli değildir. [1]
Derleme, 2,8-dihidroksiadenin kristallerinin fizyolojik idrar koşullarında düşük çözünürlüğünü vurgular ve idrar alkalileştirmesini uygun bir yaklaşım olarak görmez. Bu bilgi, ürik asit taşı varsayımıyla geliştirilen bir tedavi mantığının APRT eksikliğine otomatik aktarılmaması bakımından önemlidir; ancak alkalileştirmenin zararını ölçen karşılaştırmalı sonuç sunulmamıştır. Benzer biçimde immünosupresyon, naklin gerektirdiği bakımın parçasıdır ve metabolik üretimi baskılayan tedaviyle aynı amaçta değildir. Derlemenin immünosupresyon sayılarını aktaran bölümünde birbiriyle uyuşmayan ifadeler bulunduğundan kullanım sıklığı güvenilir bir karşılaştırma olarak alınmamıştır. Taş girişimleri veya cerrahi yöntemlerin göreli başarısı da bu derlemenin verileriyle değerlendirilememektedir. [1]
9. Greft işlevi, böbrek prognozu ve sağkalımın yorumu
İzlem sonunda 10 hastada stabil greft durumu, sekiz hastada gecikmiş greft işlevi, 11 hastada greft işlev bozukluğu ve bir hastada greft kaybı bildirilmiştir. Bunlar kaynak derlemenin betimsel sonuçlarıdır ve standartlaştırılmış bir zaman noktasındaki karşılaştırmalı riskler değildir. Özellikle gecikmiş greft işlevinin, kalıcı işlev bozukluğunun ve greft kaybının aynı klinik ağırlıkta olmadığı dikkate alınmalıdır. Sonuç kategorilerinin farklı olgu raporlarında nasıl tanımlandığı da tam olarak uyumlu değildir. Bu nedenle yalnızca stabil hasta sayısından tedavinin başarı oranı çıkarılamaz; diğer kategorilerin tamamının tedavi başarısızlığı olduğu da varsayılamaz. [1]
Kaynak, 23 hastada bildirilen greft süresinin altı aydan uzun, yedisinde altı aydan kısa olduğunu belirtmektedir. Ancak tabloda son izlemde hâlâ işlev gören greftler ve alt sınır biçiminde verilen süreler bulunmaktadır. Bu nedenle bu dağılım, uygun sansürleme uygulanmış bir sağkalım analizi gibi yorumlanmamalıdır. Derlemenin verdiği 19,5 ± 30,5 aylık ortalama greft süresi de kesin bir yaşam beklentisi veya medyan greft sağkalımı değildir. Ayrıca 39 greftin 30 hastaya ait olması, greft ve hasta düzeyindeki paydaların karıştırılmamasını gerektirir. Aynı kişide tekrarlanan nakiller bağımsız hasta gözlemleri olarak ele alınamaz. [1]
Nakil öncesi, nakil sonrası ve son takip kreatinin ortalamaları farklı sayıda hastadan hesaplanmıştır; bazı zaman noktalarında önemli miktarda veri eksiktir. Bu değerleri birbirinden çıkararak tedaviye bağlı böbrek işlevi düzelmesi hesaplamak doğru değildir. Eksikliği az olan veya daha uzun yaşayan hastaların sonraki ölçümlerde daha çok temsil edilmesi mümkündür. Mortalite için de sistematik bir sonuç değerlendirmesi sunulmamıştır; tabloda işlev gören greftle ölen hastalar bulunması hasta sağkalımı ile greft sağkalımının ayrılmasını gerektirir. Yaşam kalitesi, semptom yükü ve sağlık hizmeti kullanımı hakkında karşılaştırılabilir sonuç bulunmaması, prognoz değerlendirmesini esas olarak greft merkezli bırakmaktadır. [1]
10. İzlem, kristal yükü ve tedaviye uyum
Kaynak derleme, tedavi sırasında idrar kristallerinin kalıcı biçimde azalmasını beklenen bir yanıt olarak tanımlar ve tekrarlanan nicel kristal değerlendirmesini izlem için yararlı görür. Bununla birlikte hangi örnekleme yönteminin, hangi aralıklarla ve hangi hedef değere göre kullanılacağı karşılaştırmalı olarak değerlendirilmemiştir. Kristal mikroskopisi ile idrar veya plazmada ölçülen metabolit düzeyleri de aynı sonuç ölçütü olarak kabul edilmemelidir. Sağlanan sentez, bu ölçümlerin uzun dönem greft sağkalımını ne kadar doğru öngördüğünü ortaya koymamaktadır. Bu nedenle biyokimyasal veya mikroskobik düzelmenin böbrek işlevi izleminin yerini aldığı ileri sürülemez. [1]
Tedaviye uyumun önemi tartışmada açıkça vurgulanmasına rağmen uyum oranı, kullanılan ölçüm yöntemi, tedavi kesilmesinin nedenleri veya kesilmeden sonra nüks zamanı sistematik biçimde raporlanmamıştır. Dolayısıyla uyumsuzluğa bağlı greft kaybının sıklığı hesaplanamaz. Benzer biçimde izlemde yeniden kristal görülmesinin eksik ilaç alımı, yetersiz baskılanma veya başka nedenlerle ilişkisi bu verilerden ayrıştırılamaz. Derlemenin desteklediği yaklaşım, yanıtın ve klinik durumun birlikte değerlendirilmesidir; kanıtlanmış tek bir izlem takvimi değildir. Uyumla ilgili destek programlarının, hasta eğitiminin veya farklı laboratuvar izlem stratejilerinin sonuçları iyileştirip iyileştirmediği açık bir araştırma sorusudur. [1]
11. Güvenlik, çocuklar, ileri yaş ve gebelik
İlaç güvenliği bu kanıt kümesinin belirgin boşluklarından biridir. Allopurinol kullanımının yaygınlığına rağmen advers olayların türü, şiddeti, tedaviyi bırakma oranı ve ilaçlar arasındaki güvenlik farkları sistematik olarak sunulmamıştır. Febuksostatın allopurinol alerjisi bağlamında anılması, iki ilacın genel güvenlik profillerini karşılaştıran veri değildir. Çoklu ilaç kullanan nakil alıcılarında etkileşimler klinik olarak önemli bir değerlendirme alanı olmakla birlikte, sağlanan derleme belirli etkileşimlerin sıklığını veya sonuçlarını nicelleştirmemektedir. Bu nedenle burada yeni etkileşim listeleri ya da reçete düzenlemeleri üretilmemiştir. Bildirilmeyen zararlar, zarar bulunmadığının kanıtı olarak yorumlanmamalıdır. [1]
Çocuklara ilişkin doğrudan temsil son derece sınırlıdır; derleme yalnızca bir hastayı 18 yaş veya altında sınıflandırmaktadır. Tartışmada pediatrik tedaviye yapılan göndermeler, bu nakil örnekleminden elde edilmiş ayrı çocuk sonuçları değildir. İleri yaştaki beş hasta için de bağımsız etkinlik veya güvenlik analizi bulunmamaktadır. Gebelikte nakil sonrası immünosupresanların fetüs üzerindeki etkileri konusunda genel bir uyarı yapılmış, ancak APRT eksikliği olan gebelere ait karşılaştırmalı anne, fetüs veya greft sonuçları sunulmamıştır. Bu nedenle erişkin nakil olgularından çocuklara, gebelere veya kırılgan yaşlılara doğrudan tedavi rejimi aktarılması bu sentezin kapsamını aşar. [1]
12. Çalışma kalitesi, raporlama sorunları ve veri örtüşmesi
Kaynak yazarlar olgu sunumları ve serileri için Joanna Briggs Institute kontrol listelerini kullanmış, yüzde 50'nin üzerinde puan alan çalışmaları dahil etmiştir. On olgu sunumu sekiz üzerinden yedi, ikisi sekiz, dördü altı puan almıştır. Serilerin üçü on üzerinden yedi, biri dokuz puan olarak bildirilmiştir. Bu puanlar kaynağın raporladığı değerlendirmelerdir; bu sentezde yeniden üretilmemiştir. Olgu bilgilerinin iyi sunulması, seçilim yanlılığını veya kontrol grubu yokluğunu gidermez. Ayrıca yöntem bölümünde seri kontrol listesinin adlandırılmasında tutarsızlık bulunmaktadır. Ek formlar sağlanan metinde bütünüyle yer almadığından madde düzeyindeki kararların denetlenebilirliği sınırlıdır. [1]
Tek bir derleme bulunduğundan derlemeler arası ortak birincil çalışma kullanımından kaynaklanan çift sayım bu sentezde oluşmamaktadır. Bununla birlikte kaynak derlemenin içindeki hasta örtüşmesi bağımsız olarak çözümlenmiş değildir. Yazarlar tekrarları dışladıklarını ve çapraz kontrol yaptıklarını belirtse de anonimleştirilmiş olguların farklı yayınlarda yeniden yer alıp almadığını doğrulayacak bir hasta eşleştirme tablosu sağlanmamıştır. Aynı hastanın birden fazla greft alması ise açıkça belgelenmiş farklı bir bağımlılık sorunudur. Bu nedenle hasta sayısı, yayın sayısı ve greft sayısı farklı bilgi birimleri olarak korunmuş; bunlardan yeni birleşik oranlar veya bağımsız gözlem varsayan sonuçlar üretilmemiştir. [1]
Metindeki bazı iç tutarsızlıklar güvenilirliği ayrıca sınırlar. Diyaliz için bir tabloda 15 hastanın diyaliz almadığı izlenimi oluşurken, anlatı bölümünde bu hastaların verisinin bulunmadığı belirtilmektedir. İmmünosupresyon bölümündeki hasta sayısı ve yüzdeler de birbiriyle uyumlu değildir. Genetik yorumlar ve greft ret terminolojisindeki sorunlar bunlara eklenmektedir. Bu sentez çelişkili hücreleri tahminle düzeltmemiş, eksik veriyi olumsuz bulguya çevirmemiştir. Bulguların yönü açısından en tutarlı mesaj, tanının sıklıkla nakilden sonra konduğu ve kristal nefropatisinin önemli olduğudur; kesin risk büyüklükleri ve tedavi başarısı konusunda ise daha fazla ihtiyat gereklidir. [1]
13. Araştırma gereksinimleri ve klinik sonuç
Öncelikli gereksinim, tanı ölçütleri ve izlem sonuçları standartlaştırılmış, çok merkezli ve uzun süreli hasta kayıtlarıdır. Tanısal araştırmaların genetik, enzimatik ve kristal temelli yöntemleri açık bir doğrulama yaklaşımıyla karşılaştırması; tedavi araştırmalarının başlangıç böbrek hasarını, nakil öncesi tedaviyi, uyumu ve eşlik eden bakımı belgelemesi gereklidir. Greft işlevi için ortak tanımlar, hasta ile greft sağkalımının ayrı raporlanması ve aynı kişideki tekrarlanan nakillerin tanınması mevcut belirsizlikleri azaltacaktır. Güvenlik, ilaç bırakma, yaşam kalitesi, gebelik ve pediatrik sonuçların düzenli kaydı da yalnızca kristal azalmasına odaklanan değerlendirmeyi hasta açısından anlamlı sonuçlara genişletecektir. [1]
Mevcut derlemenin en güçlü klinik katkısı, APRT eksikliğinin açıklanamayan kristal nefropatisi ve nakil sonrası greft işlev bozukluğunda gözden kaçabilen, hedefe yönelik tedavisi bulunan bir neden olduğunu göstermesidir. Taş öyküsünün yokluğu tanısal düşünceyi kapatmamalı; kristal görünümü gerektiğinde tamamlayıcı analizlerle değerlendirilmelidir. Buna karşılık hangi ilacın daha iyi olduğu, erken tedavinin mutlak yararının büyüklüğü, ideal izlem sıklığı ve uzun dönem güvenlik bu kanıtla kesinleştirilemez. Sonuç olarak sağlanan yayın, erken tanı ve metabolik yönetimin önemini destekleyen tutarlı bir klinik çerçeve sunmakta; fakat tüm APRT hasta gruplarına uygulanabilir kesin prognoz veya tedavi üstünlüğü sağlamamaktadır. [1]
Çalışmaların karşılaştırmalı kanıt tablosu
Adenine phosphoribosyl transferase deficiency leads to renal allograft dysfunction in kidney transplant recipients: a systematic review. [1]
- Tasarım
- 2022 yılında yayımlanmış sistematik derleme; 16 olgu sunumu ve dört olgu serisinin betimsel sentezi. Yazarlar çoklu veri kaynağı taraması, bağımsız iki yazarlı seçim, MOOSE rehberine uyum ve PROSPERO kaydı bildirmektedir. Bu yöntem beyanları kaynak derlemeye aittir.
- Popülasyon
- APRT eksikliği bulunan ve böbrek nakli yapılmış 30 hasta; toplam 39 greft. Ortalama tanı yaşı 46,37 yıl; 20 erkek, 10 kadın. Hastaların çoğu erişkin ve ileri böbrek hastalığı olan kişilerdir. Bir hasta 18 yaş veya altında, beş hasta en az 60 yaşındadır; bir hastanın yaşı eksiktir.
- Karşılaştırma
- Standartlaştırılmış kontrol grubu veya doğrudan ilaç karşılaştırması yoktur. Tanı zamanı, kullanılan testler, tedaviler ve greft sonuçları olgular arasında betimlenmiştir. Erken ve geç tedavi arasında karıştırıcı etkenlere göre düzeltilmiş bir karşılaştırma sunulmamaktadır.
- Sonuç ölçütleri
- Tanı yöntemleri ve nakle göre tanı zamanlaması; biyopside kristal özellikleri; tedavi yaklaşımları; alınan greft sayısı; bildirilen greft süresi; stabil, gecikmiş veya bozulmuş greft işlevi ve greft kaybı. Kreatinin verileri farklı hasta alt kümelerinde sunulmuştur. Güvenlik, yaşam kalitesi ve mortalite için standartlaştırılmış karşılaştırmalı sonuçlar bulunmamaktadır.
- Bulgular
- APRT eksikliği 25 hastada nakilden sonra, dört hastada nakilden önce tanınmıştır; bir hastanın zamanlaması eksiktir. Genetik analiz 16 hastada bildirilmiştir. Nakilden sonra 28 hasta allopurinol almıştır; iki hastanın tedavi bilgisi eksiktir. Son izlemde 10 hastada stabil greft, sekizinde gecikmiş greft işlevi, 11'inde greft işlev bozukluğu ve birinde greft kaybı bildirilmiştir. Bulgular, hastalığın tanısal olarak gözden kaçabildiğini ve nakil sonrasında kristal nefropatisiyle ilişkili olabildiğini destekler; ilaçların karşılaştırmalı etkisini belirlemez.
- Yöntem ve yanlılık riski
- Değerlendirme sağlanan açık tam metne dayanmaktadır, yalnızca özete değil. Kaynak yazarlar JBI kontrol listeleriyle olgu sunumlarında 6–8/8, serilerde 7–9/10 puan bildirmiş ve yüzde 50 üzerinde puan eşiği kullanmıştır. Madde düzeyindeki ek formlar sağlanan içerikte tam bulunmadığından puanlar yeniden doğrulanmamıştır. Çoklu kaynak taraması ve açıklanmış seçim süreci olumlu özelliklerdir; eksik veriye ve dile bağlı dışlama, tutarsız raporlama ve kontrolsüz birincil tasarımlar yorum gücünü sınırlar. Resmi AMSTAR-2 değerlendirmesi veya GRADE derecesi atanmadı; kaynak puanları nedensel etki kesinliği olarak yorumlanmadı.
- Yorumun sınırları
- Kontrolsüz ve seçilmiş olgular; küçük toplam hasta sayısı; farklı takip süreleri ve sonuç tanımları; eksik kreatinin, tedavi ve genetik veriler; diyaliz ve immünosupresyon raporlamasında tutarsızlıklar; takip süresi ile greft sağkalımının ayrımında belirsizlik; aynı kişide tekrarlanan nakiller; hasta örtüşmesinin bağımsız doğrulanamaması; uzun dönem güvenlik ve hasta merkezli sonuçların yetersizliği.
Kanıtın güvenilirliği ve sınırlılıklar
- Bu otomatik derleme-üstü sentezin tarama tabanı yalnızca sağlanan Europe PMC aramasıdır. Tek indeks, başlık/özet terimleri ve yayın türü etiketlerine bağımlılık nedeniyle ilgili derlemeler kaçırılmış olabilir.
- Sorgudaki “28-dihydroxyadeninuria” yazımı, noktalama ve adlandırma varyantlarını tam yakalamayabilir. Aramanın sağlanan sonuçları dışında duyarlılık kontrolü veya ek indeks taraması yapılmış olduğu ileri sürülmemektedir.
- Tek uygun kaydın tam metni sağlanmıştır; ancak bağlantı verilen ek dosyaların tüm içeriği sağlanan belgede bulunmamaktadır. Hasta düzeyindeki tedavi ayrıntıları ve JBI madde kararları bütünüyle denetlenememiştir.
- Bu çalışma yeni bir birincil araştırma sistematik derlemesi değildir. Bağımsız insan çift taraması, bu senteze ait prospektif kayıt, birincil makalelerin yeniden veri çıkarımı veya özgün birleşik etki hesabı yapılmış olduğu iddia edilmemektedir.
- Dahil edilen tek derleme böbrek nakli alıcılarına odaklanmaktadır. Nakil yapılmamış hastalar, erken hastalık evreleri, çocuklar, gebeler ve belirtisiz kişiler için geniş araştırma sorusunun kapsamı karşılanmamaktadır.
- Kaynak kanıt yalnızca olgu sunumları ve serilerinden oluşmaktadır. Seçilim, yayın ve eksik raporlama yanlılıkları nedeniyle gözlenen sıklıklar genel hasta grubunun riskleri veya tedavi başarı oranları değildir.
- Birden fazla nakil aynı hastaya ait olabilir. Hasta, yayın ve greft düzeyindeki paydalar birbirinin yerine kullanılamaz; kaynak derleme içindeki olası hasta tekrarları bağımsız olarak çözümlenmemiştir.
- Kaynak derlemede diyaliz durumu, immünosupresyon sayıları, genetik yorum ve greft ret terminolojisinde tutarsızlıklar bulunmaktadır. Bu noktalar tahminle düzeltilmemiştir.
- Bildirilen greft süreleri, değişken takip ve işlev gören greftlere ait alt sınırlarla karışmaktadır. Bunlar standartlaştırılmış, sansürleme uygulanmış sağkalım tahminleri olarak kabul edilmemiştir.
- Tedavi grupları karşılaştırılabilir değildir; başlangıç hasarı, tanı zamanı, uyum, immünosupresyon ve diğer bakım etkenleri ayrıştırılmamıştır. Allopurinol veya febuksostat için nedensel etki büyüklüğü ve göreli üstünlük çıkarılamaz.
- Advers olaylar, ilaç etkileşimleri, tedaviyi bırakma, mortalite ve yaşam kalitesi yetersiz raporlanmıştır. Zarar bildirilmemesi güvenliğin gösterildiği anlamına gelmez.
- Kaynak derlemenin JBI puanları kendi yazarlarının değerlendirmesidir. Bu sentezde resmi GRADE veya AMSTAR-2 derecesi üretilmemiş ve araştırma tasarımından otomatik kanıt derecesi çıkarılmamıştır.
Derleme kaynakları
- Adenine phosphoribosyl transferase deficiency leads to renal allograft dysfunction in kidney transplant recipients: a systematic review. ↗
Jornal brasileiro de nefrologia · 2022 · DOI: 10.1590/2175-8239-jbn-2021-0283en
Açık tam metin incelendi.